Elon Musk ve NeuraLink (Beyin Cipi) Projesi
 
neuralink, project, proje

Elon Musk ve NeuraLink (Beyin Çipi) Projesi

Hazırlayan: Akhenaton

İnsanın nasıl düşündüğünü, davrandığını ya da hareket ettiğini anlama ve bunu algoritmik hale dönüştürme çalışmaları, 1950’li yıllardan günümüze artarak devam etmekte. Temel amaç; beynin muhteşem özelliklerini kullanarak karşılaşılan problemleri zekice çözecek yaklaşımlar geliştirmek. Günümüzde bu çalışmalar daha kapsamlı hale gelmiş, boyut değiştirmiş, yeni çözümler geliştirilmesinin önünü açmış, yeni bakış açıları kazanmamıza yardımcı olmuş ve yeni hedeflere bizleri odaklamış. İşte bazı örnekler:

  1. Elon Musk’un “insan beynini bilgisayara bağlamayı” hedeflediği NeuraLink Girişim Projesi,
  2. MIT Üniversitesinin “Yapay Zekadan” “Yapay Genel Zekaya” geçiş çalışmaları,
  3. Google, Facebook, Twitter vb. Şirketlerin geliştirdikleri akıl almaz uygulamalar,
  4. Büyük veri analitiği ile sadece kişilerin değil toplumsal davranışların, hareketlerin, düşüncelerin analiz edilmesi ve modellenmesi,
  5. Stanford Üniversitesinde yapılan fare beyninin uzaktan kontrolü çalışması,
  6. Google’nin Domuz Gribi Projesi,
  7. IBM’in insanlarla konuşup argümanlar üretmek için tasarladığı yapay zeka tabanlı bilgisayarı (Project Debater),
  8. Cambridge Üniversitesinin “Gözlerden Zihin Okuma Testi” adını verdiği bir “bilişsel empati” testi,
  9. UCLA ve Caltech’te yürütülen düşünce ile bilgisayar faresi imlecinin kontrolü projeleri,
  10. Philips’in düşünce ile ev aletlerini kontrol etme projesi,
  11. Bilgisayarların insanları, hayvanları ve cisimleri nasıl düşündüğü, anladığı ve tanımladığını anlamaya çalışan Google Deep Dream ve Resimlerden Hikâyeler Üretme projeleri,
  12. 2200 TED Konuşmasından öğrenerek konuşma yapabilen yapay zekâ sistemi (Machine Generated Talks),
  13. SAMIM.IO Yapay Zekâ Sistemi,
  14. Her kullanıcının ayrı iletişim biçimini ve düşünme şeklini taklit etmeye çalışan kişisel robotlar (Örnek: POI.BOT),
  15. MindRider: Duygusal Durum Ölçme uygulaması,
  16. Stanford Üniversitesinden Psikolog Prof. Dr. Michal Kosinski’nin yapay zekâ yaklaşımları ile kişilerin cinsel tercihlerini, politik görüşlerini, duygu durumlarını, karakterini, kişisel özelliklerini sadece yüz resimlerinden algılanabileceği ile ilgili çalışmaları ve açıklamaları ve
  17. AB’de başlatılan “Brain Initiative”, “Human Brain Project”, “Brain- Machine Interface” vb. Proje çalışmalarıdır. [1]

Uzun yıllar boyunca insanlar ellerini kullanarak yani dokunarak bilgisayarlarla ve makinelerle etkileşim kurdu. Ancak bu tür bir etkileşim sınırlıydı ve bu sınırın ötesine geçmek için çok çeşitli çalışmalar yapıldı. Yıllar içerisinde insan-bilgisayar ve insan-makine etkileşimlerini daha sezgisel hâle getirmek amacıyla konuşma, mimik ve hareket gibi diğer iletişim yöntemlerini kullanabilecek teknolojiler geliştirmek için pek çok girişimde bulunuldu. Sonuç olarak ses ya da hareketle bilgisayar ve makinelere komutlar vermek ve onları kullanabilmek günümüz teknolojileri ile mümkün hâle geldi.

Tüm bu olumlu gelişmeler hayatı kolaylaştırmak adına pek çok yeni teknolojiyi beraberinde getirdi. Ancak hâlâ aşılması gereken sınırlar vardı ve insanlar bilgisayar ve makinelerle daha doğrudan, daha hızlı ve daha kolay iletişim kurabilmeliydi.

Beyin makine arayüzü olarak da bilinen beyin bilgisayar arayüzü (BBA) sistemleri, (beynin motor fonksiyonlarından bağımsız olarak) beyin mesajlarını harici bir cihaza iletmek için doğrudan bir iletişim yöntemi sağlıyor. Bu arayüzler genellikle bilişsel ve duyusal motor fonksiyonlarını desteklemeye, güçlendirmeye ya da onarmaya yönelik olarak kullanılabiliyor. Kullanıcılar beyin aktivitelerini değiştirip dönüştürerek bilgisayar ve makineleri kontrol etmelerini sağlayacak beyin dalgaları üretebiliyorlar.

Daha hızlı ve daha ucuz bilgisayarların üretilmesi, beynin duyusal bilgileri nasıl işlediğinin ve motor çıktısına dönüştürdüğünün daha iyi anlaşılması, beyin sinyallerini kaydetme ve bu sinyalleri işleme yöntemlerinin sayı ve kalite bakımından geliştirilmesi ve daha ulaşılabilir hâle getirilmesi ile makine öğrenmesi alanındaki gelişmeler sayesinde beyin bilgisayar arayüzlerine olan ilgi yıllar geçtikçe arttı. Günümüzde bu arayüzleri inşa etmek için birincil motivasyon insandaki kayıp duyusal ve motor fonksiyonları geri kazandırma potansiyelleri.

Gelişmiş BBA’lar sadece günlük işleri yerine getirme yollarını değiştirmekle kalmıyor aynı zamanda fiziksel engelli bireylerin yaşam kalitelerini de inanılmaz boyutlarda artırıyor. Konuyla ilgili teknolojik gelişmeler yaralanma veya hastalığa bağlı olarak felç geçiren ve konuşma/mimik yoluyla iletişime geçemeyen kişiler için hayli önemli. Günümüzdeki BBA’ların yaygın kullanım örnekleri arasında duyma engelliler için koklear protezler, görme engelliler için retina protezleri ve Parkinson hastaları için derin beyin uyarıcı protezler sayılabilir. Ayrıca ampüteler ve omurilik yaralanmaları geçirmiş kişilerin kol ve bacak protezlerinin beyin sinyalleri ile kontrolünü artırmak amacıyla araştırmalar devam ediyor. ALS ve felç hastaları için beyin aktivitesi ile kontrol edilen imleçler, sözcük yazıcılar ve seslendiriciler ile tekerlekli sandalyeler de beyin bilgisayar arayüzlerinin olası kullanım alanları arasında. [2]

Süper insana ulaşmak için bilim adamları çalışmalarını hızla sürdürüyor. İngiltere’de Bath Üniversitesi’nde yapılan araştırmada beyne takılan çipler ile Parkinson gibi hastalıkların tedavisinde umut ışığı olurken insan hafızasını da yüzde 15 ila yüzde 20 oranında iyileştirmeyi başardı. Bu yeniliğin parkinson ve Alzheimer’ın yanı sıra depresyon, bağımlılık, otizm, epilepsi ve konuşma bozuklukları gibi gündelik hayatı kısıtlayan hastalıklara da çözüm olabileceği düşünülüyor.[3]

Gelecek öngörüsü ise insanlar ve düşünebilen, hissedebilen robotların iş birliğine dayanan çalışma modellerinin ötesine geçiyor. Biyolojik varlığımızın fiziksel-dijital sistemlerle artırılması, genişletilmesi, güçlendirilmesi bir sonraki adım. 21. Yüzyılın mucitleri bu yönde çalışmaları başlattı.[4]

2015 yılı hemen öncesinde bilgisayar ile haberleşen nöron sayısı 500 civarındadır. İnsan beynindeki 85 milyar nöron sayısı göz önüne alındığında 500 sayısı hiç denecek kadar azdır. Ancak değişimin üstel karakteri unutulmamalıdır.[5] Nitekim SpaceX ve Tesla Motors’un da kurucusu olan Elon Musk, [4] kendisi gibi bilgisayar dünyasının önemli oyuncuları ile birlikte, 2016 yılında beyin-makine arakesiti üzerinde çalışmak için NeuraLink şirketini kurmuştur. [6] IBM uzmanlarından Modha, “2020’den önce bir beyni bir kutuda (10 milyar nöronla beynin neuromorfik modeli) üreteceğiz” demektedir. [5]

Elon Musk’un teknoloji şirketi NeuraLink, doğrudan beyne takılan bir implant ile sinir hücrelerine elektrik sinyalleri göndererek bozulan fonksiyonları iyileştirmeyi vaat ediyor. Bütün bu gelişmelerle insanların bilişsel (zekânın işleyişiyle ilgili, kognitif) yeteneklerinin ve hayat kalitesinin artırılması amaçlanıyor. Bu implant ve iskelet destek sistemlerinin yanı sıra süper insana ulaşmak için genetik bilimi de aynı hızla yol alıyor. İnsan Genomu Projesi, genlere müdahale edilerek daha dayanıklı, daha zeki ve daha yetenekli bebeklerin dünyaya getirilebileceğini paylaştı. Çalışmaların 15-20 yıl içerisinde net sonuçlar üretmesi bekleniyor. [3]

neuralink

Elon Musk ve NeuraLink Şirketi

NeuraLink, Elon Musk’un insan beynini bilgisayara bağlamaya çalışan 2016 yılında kurulmuş nöroteknoloji şirketidir.[7] Bu şirketin amacı, insanlarla dijital dünya arasındaki iletişimi hızlandırmak. Artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarına istediğimiz bilgiyi iletmek için çoğunlukla ekranını kullanıyoruz, istediğimiz uygulamaya basıyor, giriş yapıyoruz ya da yazı yazmak için klavye kullanıyoruz. Dijital dünyayla aramızdaki bilgi aktarımına baktığımızda iletişimin en yavaş olduğu kısmın derdimizi dijital dünyaya aktardığımız nokta olduğunu görüyoruz. Dijital dünyadan aldığımız bilgi ise görsellik aracılığıyla nispeten daha hızlı oluyor. NeuraLink firmasının ilk amacı bu iletişimi ciddi oranda arttırmak ve daha ileride ise insanı daha “zeki” yaparak olası yapay zekâ gelişmelerinde insanı daha denk hale getirebilmek.[8]

2016 yılında NeuraLink’in kurucu ortağı olan Musk, firma olarak insan beyni ve yapay zekanın birleştirilmesi üzerine uğraşıyor. Firma insanlarının beynine yerleştirilecek cihazlarla insanların kapasitesini artırmak üzere çalışıyorlar.

Elon Musk, gerçek dünyanın Tony Stark’ı (Iron Man) olarak anılan bir teknoloji girişimcisi. Servetini PayPal’i kurup Ebay’a satarak elde eden, şimdilerde Tesla Motors ve Uzay Araştırma Teknolojileri Kuruluşu SpaceX şirketlerinin CEO’su olarak bir yandan insanlığı Mars’a taşıyacak roketleri diğer yandan dünyanın en hızlı ulaşım aracı olacak Hyperloop’u geliştiren Elon Musk, ne ilginçtir ki yapay zekanın hızlı gelişiminden korkuyor.

Teknolojinin gelişimi konusundaki tüm bu çalışmalarına karşın Musk, birkaç yıldır yapay zeka konusunda uyarılarda bulunuyor. Son olarak geçtiğimiz ay ABD Ulusal Yerel Yöneticiler Birliği Yaz Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yapay zeka için “medeniyetin karşı karşıya olduğu en büyük risk” tanımlaması yaparak, yapılması gerektiğini savundu.

Dahi girişimci Musk, Mars’ta koloni kurma hedefinin nedenlerinin birinin de ‘muhtemel bir yapay zeka ayaklanmasına karşı bir yedek plan oluşturmak’ olduğunu açıklarken şu uyarılarda bulundu:

“Yapay zeka insan medeniyetinin varlığına karşı temel bir risk taşıyor. İnsanlar sokaklarda insan öldüren robotların dolaştığını görmeye başlamadan bu sorunun farkına varamayacak çünkü şu anda her şey çok uçuk bir fikirmiş gibi duruyor.

Yapay zeka, tepkiyle değil önleyici düzenlemelerle kontrol altına almamız gereken nadir durumlardan biri. Çünkü tepki vermek istediğimizde artık çok geç olacağını düşünüyorum.” [9]

Yatırımcı-mühendis Elon Musk’un girişimlerinden biri olan NeuraLink, insan beyni ile bilgisayar arasında iletişim kuracak çok çok yüksek bant genişliğine sahip bir beyin-bilgisayar arabirimi geliştirmekte olduğunu duyurdu. San Francisco’da bulunan şirket, bu teknolojiyi geliştirmek için 100 milyon dolar yatırım yapıyor ve yetenekli mühendis ve bilim insanlarını Neurolink’te çalışmak üzere başvurmaya çağırıyor.[10] Projenin adı ise “NeuraLink Projesi“.

neuralink

NeuroLink Projesi

Yapay zeka ile güçlendirilmiş beyin protezlerinin günlük hayata inmesi, sandığımızdan daha çabuk olabilir. Elon Musk ile Bryan Johnson’un yatırım yapmayı planladığı beyin protezleri sayesinde insanlar düşünerek iletişim kurabilecek ya da düşüncelerini not olarak kaydedip beyninde saklayabilecekler. Duke Üniversitesi kıdemli araştırmacısı Mikhail Lebedev’in 150 farklı beyin protezi hakkında yayınladığı araştırma raporuna göre, bu protezlerin günlük hayatın bir parçası olması, 2030 yılı kadar yakın.[11]

Elon Musk, Temmuz 2016’da kurduğu NeuraLink şirketiyle işlemsel cihazları insan zihnine bağlayacak teknolojiyi geliştiriyor. Bu şirketin amacı, ikili arasındaki ilişkinin konuşmadan çok daha hızlı olan düşünmeyle gerçekleşmesini sağlamak.[12]

Yapay zekâ alanında önemli eşiklerin aşılması yönünde hızla ilerleme kaydedilen bu dönemde Musk, insan beyni ile bilgisayar arasında doğrudan iletişimi sağlayacak bir teknolojiye yatırım yapıyor. Hedef, insan zekasının biyolojik sınırlarını ortadan kaldıracak yenilikçi bir anlayışın hayata geçirilmesi.[4] Eğer bu teknoloji gerçek olursa zihinsel becerilerimiz eşi benzeri olmayan seviyelere ulaşabilir.[12]

Elon Musk, yıl başında yaptığı bir açıklamayla, insan beyni ile yazılımları ve donanımları birleştirecek teknolojiler üzerinde çalışacak, NeuraLink isimli yeni şirket kurduğunu duyurmuştu. Bryan Johnson ise, Parkinson hastalığının etkilerini ortadan kaldırabilecek bir teknoloji geliştirmek için tıp ve mühendislik alanından uzmanların çalıştığı “Kernel” isimli şirketi kurarken 100 Milyon Dolar yatırım yaptı. 2013’de Duke Üniversitesi’nden araştırmacı Miguel Nicolelis, farelerin beynine yerleştirdiği protezle, iki farenin düşünerek birbirleriyle iletişim kurmasını ve bilgi paylaşmasını mümkün kılmıştı. Şimdi aynı teknolojinin insanlar için geliştirilmesi gündemde. Araştırmalar son hızla gidiyor.[11]

Elan Musk, 2016’da NeuraLink’i kurmuş ve ilginç açıklamalar yapmıştı. Dahi girişimci, insan beyniyle bilgisayarı birleştirmekten söz etmişti. Birkaç gün önce Elon Musk’tan beklenen tarih geldi. İnsan beynine yerleştirilecek bir çip sayesinde insanlarla bilgisayarlar arasında doğrudan bağlantı kurma hedefi ile yola çıkan Musk, kişisel Twitter hesabı üzerinden 28 Ağustos’ta NeuraLink’in çalışan bir örneğinin gösterileceği bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu. Musk geçtiğimiz aylarda söz konusu teknoloji sayesinde beş yıl gibi kısa bir süre içinde insanların konuşmaya ve dil bilmeye ihtiyacı olmayacağını iddia etmişti.[13]

Elon Musk, NeuraLink projesi ile uzun vadede, denek kafasına yerleştirilen elektrotların beynin dışındaki çiplerle kablosuz olarak iletişim kurabilmesine izin vermeyi planlıyor. Şu anda teknoloji oldukça yeni ve kullanılabilmesi için başvuru sahiplerinin, NeuraLink dişlerinin yerleştirilmesi için kafataslarında ultra ince delikler açılmasına müsaade etmeleri gerekiyor.[14]

Uzun süredir çalışmaları devam eden ve beyne çip takılmasını içeren NeuraLink Projesi, Elon Musk tarafından dünyaya resmen tanıtıldı. İnsan beynine takılan bir çip aracılığı ile beyin ve makineler arasında iletişim kurulmasını içeren proje, bilgisayar ve telefon gibi cihazların zihinle kontrol edilmesini amaçlıyor. Elon Musk aynı zamanda, NeuraLink çipinin zaman içerisinde Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkları iyileştireceğini de belirtiyor.[15]

Bundan 35 yıl önce, beyne yerleştirilerek insanlara anlık bilgiler kazandıran çiplerden bahsettiği Neuromancer romanı için William Gibson’a “sürrealist” diyenler, 2019’a gelindiğinde çok şaşırmış olmalı! Zira saatte 1.000 kilometrenin üzerinde hızla giden tren, tekrar kullanılabilir uzay araçları ve Tesla markalı elektrikli otomobilleri insanlığa kazandıran, 21’inci yüzyılın en büyük dâhileri arasında kendine yer bulan Elon Musk’un başarmaya epey yaklaştığı yeni hedefi, Gibson’un romanındaki teknolojiye epey benziyor. Kurucusu olduğu NeuraLink şirketi çatısı altında 90 kişilik güçlü bir ekip kuran Musk, beyne yerleştirilen implantlar aracılığıyla bilgisayar, varsa protez ve diğer tıbbi gereçlerin sadece düşünce yoluyla kontrol edilebilmesini amaçlıyor. Yani gelecekte bilgisayar üzerinde herhangi bir metin yazmak, bir film açıp izlemek ya da dijital ortamda yapmak istediğimiz herhangi bir iş için, bunu sadece düşünmemiz yeterli olabilir. Herhangi bir uzvunu kaybetmiş insanlar da, protezlerini düşünce yoluyla hareket ettirebilecek.[16]

Peki bunu nasıl başaracaklar? Bunun mümkün olabilmesi için öncelikle beynin elektriksel aktivitelerini kaydedip, çözüp, bilgisayar komutlarına çevirebilecek bir arayüz gerekiyor. Özellikle protez kullanan bireylere yönelik geliştirilen sistemde ayrıca duyusal uyarım mekanizması da bulunacak. Ekipteki bilim insanları, her ihtiyaca göre farklılaşabilen bu teknolojinin farklı kollarına yoğunlaşarak; bir ya da daha fazla parçanın geliştirilme sürecine katkı sağlıyor.[16][17]

neurolink
Şimdilik kobay fareler üzerinde denenen biyonik çipler 2020 yılından itibaren insanlı klinik deneylerde kullanılacak.

Musk, ABD’de insanlar üzerinde deneylere başlayabilmek için düzenleyici kuruluşlara başvuruda bulunduğunu söylüyor. Musk, maymunlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda bilgisayarların beyin gücüyle kontrol edilmesini başardıklarını belirtti. NeuraLink, özellikle felçli hastalar için teknolojik çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Musk ise nihai amacın “insanüstü bilinç” olduğunu vurguluyor.

Musk’un şirketinin geliştirdiği cihaz, üzerinde 3.000’den fazla elektrot barındırıyor. Saç telinden daha ince olan sicimlere bağlı olan elektrotlar, 1.000 nöronun aktivitesini izleyebiliyor. Şirket, geliştirdikleri cihazın beynin belli bir bölgesini takibe alabildiğini vurguluyor. “Yapay öğrenme” kullanılarak nöron aktivite kaydı da analiz edilebiliyor ve beynin hangi bölgesine nasıl bir uyarı gönderilebileceğini de saptıyor. NeuraLink, beyin fonksiyonlarının nasıl bilgisayar verisine dönüştürüldüğünü ya da beyin hücrelerinin hangi yöntemlerle uyarıldığını ise açıklamış değil. Şirketin lansmanı sırasında konuşan Elon Musk, “Bu cihazı takanlar bir anda insanların beynini ele geçirecek değil.” dedi.

Musk ayrıca cihazı kullanacak olanların zaman içerisinde yapay zeka ile simbiyotik bir beyne sahip olacağını savundu. İnsan beyninin yapay zeka ile birlikte çalışması sonucu üstün bir zekanın oluşturulabileceğini söyleyen Musk, bir noktada insanların yapay zeka ile bütünleşebileceğini ifade etti.

Musk ayrıca yaklaşık 100 kişinin istihdam edildiği şirkete yeni bilim insanlarını da katmayı amaçlıyor. NeuraLink lansmanına katılan NASA yapay zekâ uzmanı Krittika D’Silva, “Söz edilen teknoloji oldukça heyecan verici çünkü bu alanda yapılan benzer çalışmalara kıyasla insan beynine asgari düzeyde müdahalede bulunuyor” dedi. D’Silva, şirketin önünde aşması gereken ciddi teknik ve etik sorunlar olduğunu vurgularken, bunun uzun yıllar alabileceğini de ifade ediyor. Ancak D’Silva’ya göre Musk’ın şirketi vadettiği başarıya ulaşabilirse parkinson ya da epilepsi gibi hastalıklara da önemli bir tedavi geliştirilmiş olabilir. [18]

nöronlar, neurons

Nöronlar Konuşur mu?

Beyin sinyallerinin uygun algoritmalarla işlenmesiyle vücut dışında bulunan harici bir cihaz kontrol edilebiliyor. Bunu başarmak için nöronların dilinden anlamak gerekiyor. Bir nöron diğer nöronlardan yeterince güçlü girdiler aldığında bir dizi olay serisi tetikleniyor. İyonların hareketlerine bağlı olarak nöronların elektriksel potansiyel değerlerinde aksiyon potansiyeli de denilen hızlı artış ve düşüşler meydana geliyor. Elektrik potansiyelindeki bu ani artış ve düşüşler nöronlar arasındaki iletişimi temsil ediyor. Bu değişikliklerden elde edilen veriler BBA’lar sayesinde işlenerek bilgisayar ve makinelere iletilmek üzere dijital verilere dönüştürülüyor.[2]

beyin sinyalleri, brain signals

Farklı Beyin Sinyalleri-Farklı Anlamlar

Beyin nöral aktiviteler ile birlikte beyin bilgisayar arayüzlerinde kullanılabilecek çeşitli sinyaller üretiyor. Beyin aktivitesine bağlı olarak kaydedilebilen sinyaller frekansa bağlı olarak beş sınıfa ayrılıyor:

  1. Gama Dalgaları: 31-100 Hz aralığındaki bu beyin dalgaları kısa süreli hafıza ve çok boyutlu entegrasyon hâllerinde gözlenir. Yüksek gama aktivitesinin motor görevler için de görüldüğü belirtiliyor.
  2. Beta Dalgaları: 13-30 Hz frekans aralığındaki beta dalgaları alarm durumundaki ve yüksek dikkat hâlindeki kişilerde görülür.
  3. Alfa Dalgaları: 8-13 Hz frekans aralığındaki dalgalardır. Uyanık hâldeki kişide gözleri kapalı ve rahat durumdayken gözlenir. Kişi bir hareket yaptığında ya da bir hareket gerçekleştirdiğini hayal ettiğinde bu dalgalarda düşüş ya da kaybolma görülür.
  4. Teta Dalgaları: 4-8 Hz frekans aralığına sahip olup çocuk ve yetişkinlerde uyuşukluk ve uyku ile uyanıklık arasındaki hâli temsil eder. Yetişkinlerde yüksek teta seviyeleri anormal olarak kabul edilir.
  5. Delta Dalgaları: 0,5-4 Hz aralığında frekansa sahip delta dalgaları en yüksek genliğe sahip ve en yavaş olan sinyaller. Bebeklerde ve yavaş dalga uykusundaki yetişkinlerde görülür.[2]

neuralink

Temel Bileşenler

BBA’ların işleyiş sistemi kullanıcının amacını gösteren beyin sinyallerinin tespit edilip gerekli ölçüm ve analizleri yapıldıktan sonra yönetilecek cihaza uygun komutlara dönüştürülmesine dayanıyor. Bu sistem temel olarak dört ana bileşenden oluşuyor:

  1. Sinyal Toplama: Bu işlem belirli bir sensör teknolojisi kullanılarak (kafa derisine ya da beyne yerleştirilen elektrotlar gibi) beyin sinyallerinin ölçülmesini kapsıyor. Bu sinyaller elektronik işleme için uygun seviyelere yükseltiliyor ve istenmeyen sinyaller filtreleme yoluyla temizleniyor. Daha sonra sayısallaştırılan sinyaller bilgisayara iletiliyor.
  2. Özellik Belirleme: Bu adımda amaçla ilgili sinyaller yabancı içerikten ayrılıyor ve çıkış komutlarına çevrilmeye uygun bir hâle getirilmek üzere analiz ediliyor. Bu adımda kullanıcının amacı ile sinyaller arasında güçlü bir ilişki ve uyum sağlanması gerekiyor.
  3. Özellik Dönüştürme: Elde edilen ilgili sinyaller çıkış cihazı için uygun komutlara dönüştürüldükleri algoritmaya aktarılıyor. Kullanılacak algoritmanın anlık değişikliklere uyum sağlaması ve cihazın tam kontrolünü kapsaması için dinamik bir yapıda olması gerekiyor.
  4. Cihaz Çıkışı: Düzenlenen komutlar harici aygıtı çalıştırıyor ve imleç kontrolü, robotik kol hareketi, dijital konuşma gibi işlevler gerçekleşiyor. Kullanıcıya cihazın çalışması ile geri bildirim sağlanıyor ve döngü kapanıyor.

Bu bileşenler, işlemin başlangıcını ve zamanlamasını, sinyal işlemenin ayrıntılarını, cihaz komutlarının doğasını ve performans gözetimini tanımlayan bir işletim protokolü tarafından kontrol ediliyor. Etkili bir çalışma protokolü, bir BBA sisteminin esnek olmasını ve her kullanıcının özel ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor.[2]

neuralink

Beyne 3.000 Elektrot Yerleştirilecek

2016 yılında bir konferansta yaptığı konuşmada Elon Musk, bu implantların beyin zarının hemen üzerine yerleştirileceğini, hatta şah damarından yapılacak enjeksiyonlarla kana karışarak beyne yol almasının mümkün olabileceğini ifade etmişti.[19] Ancak şirketin implantları yerleştirme metodu değişmişe benziyor. 16 Temmuz 2019’da yapılan açıklamaya göre NeuraLink, her biri ultra ince, esnek polimer iplere yüklenen 3.000 elektrot geliştirdi.[17] Bunlar beynin farklı yerlerine, farklı derinliklerde yerleştirilerek beynin konuşma, görme, duyma ya da hareket kontrolü gibi farklı merkezlerini etkileyecek şekilde tasarlanabilir. Her birinin çapı bir saç telinin yaklaşık olarak dörtte biri kadar olan bu iplerin beyne yerleştirilebilmesi için cerrahi bir operasyondan faydalanılması bekleniyor.[16][20]

Yine şirket tarafından geliştirilen, bir “dikiş makinesine” benzetilen cerrahi robotun, dakikada beyne 192 elektrot yerleştirebildiği ifade ediliyor.[17] Mevcut teknolojide implantın yerleştirilebilmesi için kafatasında yaklaşık 2 milimetrelik bir delik açılması gerekirken4, gelecekte implantların lazer yoluyla da yerleştirilebileceği ifade ediliyor. NeuraLink bir robot cerrah geliştirmiş olsa da, aynı işlemi “insan cerrahların” da yapabileceği belirtiliyor. Bunun için de Stanford Üniversitesinden beyin cerrahlarıyla çalışılıyor. Zaten NeuraLink’in danışmanlarından biri de Stanford Üniversitesinden Beyin Cerrahı Profesör Jaimie Henderson.[16][20]

Birkaç yıl önce Musk tarafından San Francisco’da 100 milyon dolarlık yatırımla kurulan şirket bugün 158 milyon dolarlık bütçesiyle araştırmalarına devam ediyor. Ancak tüm bu bilgilerin yegâne kaynağı, NeuraLink tarafından yapılan açıklamalar. Şirket bu çalışmaları henüz bilimsel makalelerin ayrıntılı açıklamalarla yayınlandığı, bağımsız bir hakem heyeti tarafından denetlenen dergilerle paylaşmadı. Bu da teknolojinin kamuoyu ve bilim dünyası tarafından değerlendirilme sürecinin sadece şirket tarafından yapılan açıklamalarla kısıtlanmasına neden oluyor. 20’yi aşkın yıldır bu alanda elde edilen gelişmeler hakkında pek az bilgi sahibi olunduğunun altını çizen, Washington Üniversitesinden Profesör Rajesh Rao, insan beynindeki nöronların sayısı milyarları bulurken, 3.000 elektrotun etkinlik seviyesinin de bir soru işareti olduğuna dikkat çekiyor1. NeuraLink Başkanı Max Hodak, araştırmanın devam edebilmesi için bir makale yayınlanabileceğinin sinyalini verirken, şirketin diğer yöneticileri bu teknolojinin ticari kullanıma açılmasına daha uzun bir süre olduğunun altını çiziyor.[16][20]

neuralink

Artık Dil Öğrenmeye Gerek Kalmayacak

Tesla CEO’su Elon Musk, üzerinde çalıştığı bir teknoloji sayesinde beş yıl gibi kısa bir süre içinde insanların konuşmaya ve dil bilmeye ihtiyacı olmayacağını açıkladı. Tesla CEO’su ve grişimci Elon Musk, ABD’deki, The Joe Rogan Experience isimli programda sahip olduğu nöroteknoloji firması NeuraLink’in çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. 48 yaşındaki iş insanı, şirketin önümüzdeki yıl içinde ilk kez bir NeuraLink cihazını insan beynine bağlayabileceğini umduğunu söyledi. Bunan göre pille çalışan bir çip, kafatasına yerleştirilecek ve beyne elektrotlar gönderebilecek. “Beyninizdeki herhangi bir yerle arayüz kurulabilir, bu yüzden cihaz görme yeteneğinizi iyileştirebilir.” diyen Musk, ilk nesil cihazların beyin yaralanmalarını ve bozukluklarını tedavi etmeye odaklanmasına rağmen, daha sonra bunların çok daha fazlasının gerçekleşebileceğini söyledi.[21]

neuralink

Benzer Uygulamalar Yapılıyor

NeuraLink’in üzerinde çalıştığı proje kulağa sıra dışı gelse de, bugün Alzheimer hastalığının tedavisi için çok benzer bir teknolojiden faydalanılıyor. Beyne elektrik akımı verebilen iki tel yerleştirilmesiyle gerçekleştirilen uygulamayla hastalarda olumlu sonuçlar alınırken, bunun placebo etkisi olup olmadığı netlik kazanmış değil.[7] Aynı şekilde, Parkinson hastalığı için de benzer bir teknoloji kullanılmaya; hatta insanlar üzerinde denenmeye başlandı.[22][16]

NeuraLink’in 2019’un Temmuz ayında yaptığı tanıtımda, beynine 1.500 elektrot yerleştirilmiş bir laboratuar faresinin verilerinin incelendiği sistem sunulmuştu. Bu sistemin, şu anda insanlar üzerinde uygulanabilen, bahsettiğimiz Alzheimer ve Parkinson tedavisi gibi yöntemlerden 15 kat daha etkin olduğu, bunun da bilimsel araştırma ya da medikal uygulamalar için yeterli olduğu ifade ediliyor. Diğer yandan bağımsız araştırmacılar, denek hayvanlar üzerinde alınan başarılı sonuçların insani uygulamalara yorulamayacağı konusunda uyarıyor.[20] Zaten uygulamaların hayvanlardan insanlara kayabilmesi için NeuraLink’in önce FDA (U.S. Food and Drug Administration) onayı alması gerekiyor. Şirketin bu onayı alabilmek için, önce medikal uygulamalara ağırlık vermesi bekleniyor.[19] Ancak pek çok kişi bu teknolojinin fazlasıyla “işgalci” ve etik dışı olabileceğini düşünüyor.[16][23]

nuralink

NeuraLink Beynimizi İşgal Edebilir Mi?

Peki böyle bir teknoloji, beynimizi gerçekten “işgal” edebilir mi? Yapay zekânın gelecekte insan zekâsını aşıp; kendi kendini geliştirme, tamir etme yetisini kazanıp daha sonra da insanlığı zararlı bir varlık olarak algılayıp yok etme ihtimali, tüm bilim dünyasının tartıştığı bir konu. NeuraLink’in geliştirdiği teknoloji dahilinde beyne yerleştirilen implantlar, hücrelerden elde ettiği verileri kablosuz bir şekilde aktarabilecek. Yani beynimizin diğer teknolojik aletlerle görünmez bir bağı olacak.[16][20]

Bilişsel Psikoloji Uzmanı ve Felsefeci Susan Schneider de, böylesi bir bağın, yani insan beynini yapay zekâ ile birleştirmenin, insanlık için “intihar” olduğunu iddia ediyor. Beynin tüm aktivitelerini devamlı olarak inceleyen ve sonunda insan düşünce ve davranışlarını taklit yeteneği kazanan bir yapay zekânın beynin kendi dokusu yerine geçme, yani onu işgal etme riski olduğunu söyleyen Schneider, bunun da bir insan hayatının sonunun gelmesi anlamına geldiği konusunda uyarıyor. Diğer yandan Elon Musk ise, yapay zekâ konusunda bahsettiğimiz en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda insanlığın geride kalacağını, oysa böyle bir beyin arayüzüyle, insanlığın döneme “ayak uydurabileceğini” belirtiyor ve ekliyor: “Yapay zekâ ile birleşme seçeneğimiz var. Bu çok önemli.” [16][24]

NeuraLink’in aldığı eleştiriler bunlarla da sınırlı değil. Şirketin tasarladığı, ip formundaki implantların elastik yapısının bir avantaj olduğunu kabul eden Profesör Terry Sejnowski, beynin yapısı dahilindeki tuzlu çözeltinin pek çok plastiğe zarar verebileceğini söylüyor.[25] İşgalci özelliği olmayan bir arayüz geliştirme hedefiyle Openwater startup’unu kuran Mary Lou Jepsen da, sıtma gibi hastalıklar sebebiyle sertleşen kırmızı kan hücrelerinin bile kılcal damarları tıkayabildiğini, bu sebeple kan dolaşımına katılacak herhangi bir implantın beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini hatırlatıyor. Beyindeki kılcal damarların tıkanmasının Alzheimer’in hızla ilerlemesine sebep olabildiğini ifade eden Jepsen, söz konusu implantların da böyle bir tıkanmaya sebep olabileceği konusunda uyarıyor.[16][19]

Akhenaton'un Hazırladığı Diğer Makaleler

Kaynaklar

[1] “Siber Güvenlik ve Savunma - Problemler ve Çözümler”, BGD Siber Güvenlik ve Savunma Kitap Serisi 2, 1. Baskı, Grafiker Yayınları, Ankara 2019, ISBN: 978-605-2233-50-4 , s.57-58.
[2] Dr. Tuncay Baydemir, “Bilgisayarlarla İletişim Düşünerek de Mümkün”, Bilim ve Teknik Dergisi, Mart 2020, s.46-58.
[3] “Beyne Çip Takıldı”, Vitrin Dergisi, Sayı: 260, Kasım 2019, s.76.
[4] Dilek Aydın, “Teknolojinin Evrimi, Gençliğin Dili”, TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Dergisi), Sayı: 7, Yıl: 2017, s.58.
[5] Dharmendra Modha, https://www.youtube.com/watch? v=UHPwIBiFVq0, 2016.
[6] Prof. Dr. Macit Toksoy, “Moore Yasası, Teknolojik Tekillik ve Prekarya”, Tesisat Mühendisliği Dergisi, Yıl: 27, Sayı: 172, Temmuz-Ağustos 2019, ISSN: 1300-3399, s.48.
[7] Büşranur Karapınar, “Kuvve-i Hafızadan Yapay Zekâya: Dijital Gelecekte Arşivler ve Arşivciler”, Arşiv Dünyası, Cilt: 6, Sayı: 2, 2019, s.219.
[8] Mine Öğretir, “Yapay Zekâ Nedir?”, Şalom Dergisi, Ocak 2018, Sayı: 74, s.21.
[9] Nilgün Karataş, “Yapay Zeka İnsanlığın Son Başarısı Olabilir Mi?”, Solunum Aktüel, TÜSAD (Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği) Yayınları, Yıl: 7, Sayı: 23, ISSN: 1309-5285, s.34.
[10] “Beyin-Bilgisayar İletişimi”, Hasbiotech, Sayı: 2, Ocak 2019, s. 33.
[11] “2030’da Beynimiz Hareketlenecek!” Kentiçi Toplu Taşıma Gazetesi, Yıl: 10, Sayı: 570, 10 Temmuz 2017, s.6.
[12] Gökhan Arıksoy, “İnsan ve Yapay Zekâ Arasındaki Köprü”, Marmara Belediyeler Birliği, Bilgi Teknolojileri Platform Bülteni, Ocak-Mart 2019, Sayı: 5, s.12.
[13] Murat Sururi Özbülbül, “Ekonomi ve Ekoloji Dünyası: Son Teknolojik Gelişmeler”, 29 Ağustos 2020 tarihli Sonsöz Gazetesi, s.3.
[14] Gürkan Ezerçe, “Video Oyunlarının Geleceği Tahminlerin Ötesinde”, Mono, Sayı: 11, Ortadoğu Holding, s. 32.
[15] Aylık Ekonomi Bülteni, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ağustos 2020, Sayı: 88.
[16] “Elon Musk ve Neuralink”, thinktech (STM Teknolojik Düşünce Merkezi)
[17] https://spectrum.ieee.org/the-human-os/biomedical/devices/elon-musks-150-million-augmented-brain-project-what-the-media-missed (İngilizce)
[18] “Yarı İnsan Yarı Robot Varlıklar Çağı - Nihai Hedef: İnsanüstü Bilinç”, Aydın Üniversitesi Uygulama Gazetesi, Sayı: 34, 20 Ekim-Aralık 2019, s.22.
[19] https://spectrum.ieee.org/the-human-os/biomedical/devices/5-neuroscience-experts-weigh-in-on-elon-musks-mysterious-neural-lace-company (İngilizce)
[20] https://www.nytimes.com/2019/07/16/technology/neuralink-elon-musk.html
[21] Techstar, Yıldız Teknopark Yayını, Yıl: 6, Sayı: 27, Haziran-Temmuz-Ağustos 2020, s.8.
[24] https://www.newscientist.com/article/2159754-can-a-brain-implant-treat-alzheimers-it-might-just-be-placebo/ (İngilizce)
[22] https://spectrum.ieee.org/the-human-os/biomedical/devices/how-brain-pacemakers-treat-parkinsons-disease (İngilizce)
[23] https://www.wareable.com/wearable-tech/neuralink-elon-musk-brain-wearable-guide-7487 (İngilizce)
[25] https://www.mic.com/p/elon-musk-neuralink-announce-work-on-brain-implant-to-fix-neurological-disorders-18207993 (İngilizce)





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Sincere , 24.09.2020, 11:05 (UTC):
Her ne kadar insan beyniyle üstün bilimsel aklı yapay zeka vasıtasıyla insan-robot olarak birleştiren teknolojik alt yapı geliştirmek isteseler de, sonuçta veriler ve data girdileri insanın düşünebileceği üst sınır olacaktır ancak. Rabbimiz beynimize milyarlarca nöron yerleştirmiş onlar daha 3000 nöronu nasıl yerleştireceklerini düşünüyorlar. Bırak insanoğlu artık SENİN sahibin olan ALLAH'la rakabeti. Hâlâ anlamıyorlar ÖLÜMÜ anlamadıkları gibi. Ölümsüz değiliz AHİRET ve HESAP var.

Yorumu gönderen: abdurrahman yördem, 13.09.2020, 12:40 (UTC):
Yazı için teşekkürler. bu konuda tüm bilgi bir arada. mükemmel. yazıyı okuyunca şunu düşündüm " Akıl ve Zeka" . zeki olmak akıllı olmayı oluşturmuyor. ikisi birbirinden çok farklı. ancak insan ne kadar zeki olursa olsun akıllı düşünmediği sürece yazıda da belirtiliyor " üstün zekanın her zaman riskli olacağı". bu konuda izlediğimiz filmlerde de böyle olmuyor mu? bu tip insanlar devamlı savaşan, terör estiren kişiler olmuyor mu? daha iyi banka soymuyor mu? daha iyi borsa oyunları, kumar oyunları oynamıyor mu?
AKIL başka birşey. akıllı olan insan bu dünyaya niye geldiğini sorgulayan ve bu evrenini kıyametine kendini hazırlayan kimsedir. bu arada zeka ve akıl bir arada doğruya çalışıyorsa topluma, kitlelere de faydası olan kamil bir insandır.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 53163327 ziyaretçi (135253068 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler