Islam Inancinin Mimariye Etkileri 4
 
osmanlı, sokak

İslam İnancının Mimariye Etkileri

Abdurrahman Yördem

4. Bölüm: Sokak Mobilyası, Cumba ve Mezarlıklar

İslam şehrinde sokak konusunu incelediğimde; aklıma ilk gelen, bugün her sokak köşesinde bulunan zevksiz çöp konteynerleriydi. Bugün çözemediğimiz çöp konusu eskiden nasıl çözülmüştü? Çünkü o yıllarda sokak mobilyası içersinde çöp ile ilgili herhangi bir elemana rastlanmıyordu. Sonra o günlerde dışarıdan eve gelen malzemelerin ambalajlarının bugünkü gibi plastik ve naylon olmadığını düşündüm.

Eski yıllarda genelde kullanılan ambalajlar, cam ya da teneke cinsi kaplardı. Bu kaplar, daha sonra atılmıyordu. Saklanacak malzemeler, bu kaplarda muhafaza ediliyordu. Bu saksılar, çiçek saksıları olarak da kullanılıyordu. Tabii ki israfın haram olduğu anlayış, insanları bu uygulamaya yönlendiriyordu. Hatta artan yiyecekler, bahçelerde bulunan kümes hayvanlarına, kuşluklara kuşyemi olarak ya da evlerde beslenen kedi ve köpeklere yiyecek olarak verilirdi.

dinlenme taşı
Osmanlı döneminden kalma dinlenme taşları.

Sokak Mobilyaları

Bugünkü çöp konteynerlerin olmadığı eski İslam şehrinin sokaklarında; insanların hizmetine sunulmuş, ayrıca sokağa estetik veren sokak mobilyalarına rastlardık. Ulaşım araçlarının olmadığı o günlerde bir mahalleden, diğer mahalleye akraba ziyaretine gidecek bir yaşlı teyzenin yolculuğunu kolaylaştıracak elemanları bu sokaklarda görebilirdik.

Osmanlı, çeşme

Yaşlı teyze, yayan gideceği bir saatlik yolda yorulduğunda sokak köşelerinde bulunan dinlenme taşlarında mola verebiliyordu. Dinlenme taşları, birçok sokakta köşelerde olurdu. Ev yük taşıyan hamalların da dinlendiği taşlardı bunlar. Yaşlı teyze, bazı sokaklarda rast geldiği çeşmenin dinlenme taşında oturur, çeşmeden su içerek hararetini dindirirdi. Çeşmeye su almaya gelmiş hanımlarla birkaç laf eder gününü zeminleştirirdi.

Yine bu çeşmelere birkaç sokakta bir rast gelinirdi. Genelde hayır sahiplerinin sevap kazansınlar diye yaptırdıkları bu çeşmeler süsleri ile yazıları ile zarafet örneği idi. Sokaklara hayat verirdi. Bugün eski şehir sokaklarında akmayan bakımsız çöplük olmuş bu çeşmelere rast geliriz.

binek taşı

Evlerin kapılarına birkaç merdivenle çıkılırdı. Kapının önünde bulunan sahanlık, binek taşı olarak kullanılırdı. Yaşlı teyze yerinden kalkıp yola devam ettiğinde evin beyinin kapı önündeki bu taştan ata rahatça bindiğini görebilirdi. Yer yer avlu duvarları, iki tarafta işlenmiş cepheleri, cumbaları ile tüm zarafetini sokağa gösteren ahşap evler... Yoluna devam ederken diğer sokakta bulunan tekkenin müştemilatı olan mezarlığa rastlar, demir parmaklıkların önünde ellerini açar dua ederdi.

Satıcıların sıkça geçtiği bu sokaklarda, özellikle sabah vakti çocuk ağlamaları ve okunan Kurân-ı Kerîm sedası, sokağın motifini tamamlayan unsurlardı.

cumba
Osmanlı döneminde cumba (diğer adıyla sahnişin), mimaride kapalı balkon sistemine verilen addı.

Cumba

Bu kelime, bazı kişilerin duymadığı, duyanların da genelde ne anlama geldiğini bilmediği bir kelime. İslam şehrinde sokaklar canlıydı. Satıcılar, hayvanlar, bir mahalleden bir mahalleye giden insanlar... Evlerle sokaktaki bu canlılığı bir araya getiren yapı elemanı, işte “Cumba”! Günümüzde balkonları kapatmamızla oluşturduğumuz mekâna benzeyen yapı elemanı.

Daha önce Edirne’de yaşadığımı söylemiştim. Bir mahallemiz var: Kaleiçi. Altmışlı yıllara kadar Rum ve Musevilerin oturdukları bir mahalle. Oradaki evlerde pek cumbaya rast gelmezsiniz. Açık, süslü balkonlar ahşap evlerin görüntülerini güzelleştirir. Ancak Müslümanların yaşadıkları mahallelerde sokakları gezdiğimizde eski ahşap evlerin cephelerinde açık balkona rast gelemezsiniz. O balkonların yerine cumbaları görürsünüz.

Sokağa doğru çıkmış üç yanında pencereleri olan sanki sokağın bir parçası. Bulunduğu yapıya da estetik veriyor. Ancak İslam ülkelerinin hemen hemen hepsinde görülen bu yapı elemanının yapılış gayesi, estetik vermek değil. İslam dininin mahremiyete verdiği hassasiyetin mimariye kazandırdığı bir yapı elemanı cumba.

Kadın; İslam’ın getirdiği sosyal yapı içersinde aile arasındaki iş paylaşımında, kendisine düşen ev içindeki düzenin sağlanması ve çocuk yetiştirme payını yaparken zamanının büyük kısmını ev içinde geçirecekti. Her ne kadar bahçe ve avlu olsa da tüm zamanını orada geçiremezdi. Elişini yapacak, misafiri ile iki sohbet yapacaktı. Bütün bunları yaparken yaşayan sokakla iç içe olmalıydı. Öyle bir mekân olmalıydı ki burada hem yaşayan sokakla iç içe olacak hem de İslamiyet’in getirdiği mahremiyet ölçülerine uyacaktı.

İşte tamamen İslam anlayışı ile ortaya çıkmış bir mimari çözümdü cumba. Misafir ile sohbet ederken, elişini yaparken cumbanın pencerelerinden sokağın bir ucundan diğer ucunu görerek; satıcıyı, gelen giden komşuyu ve misafiri seyreden evin hanımını sokakta kimse fark edemezdi.

osmanlı, mezarlık
Ölüleriyle yaşayan halkın hafızası: Osmanlı mezar taşları.

Mezarlıklar

Çocukluğumda İstanbul’da, her mahallede bir mezarlığa rastlamak olağandı. Hatta yıkılmış ve kırılmış olan mezar taşları arasında koşturur, oyunlar oynardık. Mezarlıklar, insanlarla iç içe bulunur ve insanlara soğuk durmazlardı. Çocukluk çağımda esintileri kalmış bu anlayış, ölümü “ayrılık”tan çok, “kavuşmak” olarak ifade eden İslam dininin şehir planlamasına getirdiği yenilikti. Mezar ve mesken, aynı ortamı paylaşmaktaydı. İnsanlar, her an ölümü hatırlayarak daha dikkatli yaşamaktaydı.

mezarlık, osmanlı

Ancak insana yakın olan bu mekânların estetik boyutu unutulmamıştı. Bugün dahi çevremizde örnekleri bol olan bu mezarlıkların en büyük özelliği, ağaç ve yeşilliğinin çokça olması ve en önemlisi mezar taşlarının birer sanat örneği oluşturmasıydı. Taşın şekline bakarak ölen kişinin özellikleri, hatta mesleki yönü ile ilmi kişiliği dahi kolayca anlaşabilirdi. Üzerindeki yazılar, hem yazan, hem de ölen ile ilgili en güzel tasvirleri aktarmaktaydı.

Abdurrahman Yördem,
Eylül 2020.

«12345»





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: bir dost, 10.10.2020, 04:28 (UTC):
Mükemmel bir yazı olmuş elinize sağlık.Rabbim insanlara faydalı olan insanların sayısını arttırsın.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 53242950 ziyaretçi (135487195 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler